Menü Edirne Olay Gazetesi
Tarih: 21.06.2011 03:45
EDİRNE'DE  SEÇİM TAHMİNİNDE İSABET-2 ( RİSK ANALİZİ )

EDİRNE'DE SEÇİM TAHMİNİNDE İSABET-2 ( RİSK ANALİZİ )

Facebook Twitter Linked-in

             

            2023 Vizyon Derneği olarak,12 Haziran 2011 Genel Seçimleri öncesindeki, seçim tahminimizde, güvenilir ve tutarlı bir anket tasarlamak için öncelikle, rasyonel bir risk analizi yapmak gerekti.

            Risk Analizi ve Yöntemimizi; risk iletişimi, risk algılama ve risk değerlendirme olmak üzere 3 ana başlık altında toparladık.

            Risk İletişimini, herkesin bildiği gibi, gerçek algılama, amaçlanan güven ve iletişim becerisi ve maharet üzerinde durduk.

                Kabul edilemez risk, dikkate değer risk ve kabul edilebilir riskleri belirledik.

            Her siyasi partinin siyasi risk analizini çıkardık.

            İktidar partisi AK PARTİ’nin risk değerlendirmesindeki risk oranı, diğer rakiplerine oranla yüksek oranda görünse bile, elindeki siyasi enstrümanları lehine çevirmeyi zamanla başardı. Ancak zamanın kısıtlı olması, risk analizindeki amaçlanan güven ve iletişim becerisini istenen seviyeye çekemedi.

             Siyasi rakiplerdeki ön plana çıkan diğer siyasi risklerden birisi, aday belirlemedeki yani temayüldeki hoşnutsuzluklardı. Temayüldeki riskler, seçim kampanyasındaki, hedefe konsantrasyon konusunda fay kırıklıklarını derinleştirdi.Anket çalışmamızda temayül riskini de dikkate almaya çalıştık.

             İktidar partisinin kamuoyunda ilk zamanlar konuşulan,ithal aday riski, kısa zamanda fırsata döndü.Tecrübe ve vizyon,avantaja dönmeye başladı.

             İktidar partisinin,8 yıllık icraatları ve Edirne’deki kazanımları yeterince işlememesi ve seçmen kitlesini Edirne lokalindeki hizmetlere odaklayamaması risk analizinde, öngörülerimizdeki düşünmediğimiz farklı bir nokta idi. Öngörülerimizde,bu konu işlenir düşüncesindeydik.

             İktidarın bu hizmetleri seçmene enjekte edeceğini ve kampanyanın bu eksende ilerleyeceğini düşündük. İstanbul eksenine kayan seçim kampanyası, son 2 haftaya girildiğinde meyve vermeye başladı ancak zaman kısıtlıydı.

             2007 Genel Seçimlerinde 4 milletvekili ile temsil edilen Edirne’nin milletvekili sayısının 3’e düşmesi sonucu, her parti oylarını en az % 30 arttırmak zorundaydı.

             Bu sayısal zorunluluk, en büyük siyasi risk idi.

             En az % 30 büyümek zorunda olmak, sadece mevcudu koruyacak bir tablo idi.

             Son iki haftaya girildiğinde AK PARTİ, iki milletvekiline yakınlaşmaya başlasa da, zaman ve mekân kapasitelerindeki kısıt makası buna imkân vermedi.

            Özellikle son haftada genellikle tüm partilerde bir yorgunluk vardı. Son hafta, son viraj durumu genellikle değerlendirilemedi.

            Ekip çalışması ve zaman-mekân planlaması genelde, doğaçlamaya bırakıldı.

            İsim vermek etik olmadığı için, genelde parti ismi vermeden sistematik değerlendirme yapmaya çalıştığımdan, sonucun çok sürpriz olmadığını söyleyerek değerlendirme yapmak mümkün.

            İktidar partisi, seçim kampanyasında, anahtar konumda olduğundan, seçim sonucu, bu eksende gelişti.

            Belki de ikinci milletvekilini seçebilecek sonuca yaklaşmak üzere iken,12 Haziran 2011 pazar sabahına gelindi.

             Seçim anketini tasarlarken, seçmen örneklemlerimizi risk analizindeki tabloya uygun tasarlamaya çalıştık.

                A partisinin riski, diğer partilerin avantajı idi.

               Tersinden düşünürsek,diğer partilerinde riski,A partisinin avantajı idi.

            Risk-Kazanç paralel seyir ettiğinden, kabul edilen riski algılama ve kazanca çevirme, tahminlerimiz ölçüsünde gerçekleşti.

             Edirne’de Think-Thank yani düşünce kuruluşu olmaması, stratejik araştırma ve değerlendirme yapan ve değerlendirmelerini paylaşan bir kurum ya da kuruluşun olmaması, elbette başka bir siyasi risk.

            Belki de bu bir niş pazarı.

           Her risk elbette bir kazanç kapısıdır.

               Kimsenin olmadığı bir yerde, piyasa şekillendirici olan, nişin öncüsüdür ve kural koyucusudur.

          2011 seçimleri, seçim risk analizi konusunda ve FÜTZ –ABC Analizi konusunda, Edirne’nin uygun ve bakir bir piyasa olduğunu ortaya çıkardı.

            2.497 kişi ile yapılan seçim anketimizin büyük oranda gerçeğe yakın sonuç vermesi, Davranış Bilimleri, İktisat, Yöneylem, Sosyoloji ve Pazarlama bilim alanlarının tipik bir laboratuar gözlem ve deney çalışmamızın isabetli olduğunu gösterdi.

           Seçim anket öngörümüzdeki gibi, riskler öngörülen ölçüde tolere edildi. Beklenilen sonuç gerçekleşti.

           Bundan sonrası için, yine yeniden kalınan noktadan tekrar başlamak adına, yeni riskler ve kazançlar belirlemek ve ekipler oluşturmak gerekiyor.

           İktidar partisinin en büyük riski; Edirne Belediyesi’nin iktidar partisi tarafından kazanılamamış olması. Zaten bu riskin doğal sonucu da Genel seçimlerdeki neticeyle direkt bağlantılı.

             Edirne’de Genel Seçimlerde hedeflerini tutturmak isteyen bir siyasi parti, Edirne Merkez ve ilçe belediyelerini kazanmak zorunda.

           Türkiye’de iktidara niyetlenen bir siyasi parti; öncelikle İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyelerini kazanmak zorunda.

            Anket çalışmalarından önce analizlerini rasyonel ve ulaşılabilir ayaklar üzerine konumlayan bir ekip, anketleri ile metrekaresine kadar sosyo-ekonomik izdüşüm yaparak, stratejik plan ve projeleri ile siyasi hedeflerine çok yakın demektir.

               Anlatmak istedikleriniz, karşı tarafın anlayabildiği kadardır.

           Fıkra bu ya ;

           Hastaneye, gece nöbetinde bir çocuk getirilir. Yapılan tetkiklerden sonra çocuğun ayağının burkulduğu anlaşılır.

           Hekim babayı içeri çağırır ve '- Çocuğa Voltaren pomat yazıyorum. Günde üç kere yedire, yedire sürün!' der.
           Aradan bir hafta geçmiştir ki aynı adam ve aynı çocuk bir kez daha gelirler hastaneye. Çocuğun ayağı davul gibi şişmiştir, suratı da morluklar içindedir. 'Doktor bey!' der, 'bu çocuğun ayağı kırık.'

           Doktor hayretler içinde kalmıştır. Ayağın kırık olmadığını bilmektedir. Merakla sorar 'Peki verdiğim merhemi ne yaptınız?'
          '- Valla doktor sizin dediğiniz gibi günde üç öğün ekmeğin üstüne sürdük yedirdik, sürdük yedirdik. Yemek istemedi ama döve döve yedirdik.. Gine de inmedi şişliği... Naapsak bilmiyorum artık...'

           ....

           ( Not : Kısmet olursa bir sonraki konumuz EDİRNE NASIL MARKA ŞEHİR OLUR-1 (DEZAVANTAJLARIMIZ) olacaktır.

          Bu arada EDİRNE TV ekranlarında ve www.edirnetv.com 'da, Perşembe akşamları saat 22 de, 2023 Vizyon Programımız yayına girecektir.İlk konumuz 2023 Edirne Vizyonu ve konuğumuz Edirne Valisi Sayın Gökhan Sözer..Yayın tarihi 23 Haziran 2011 perşembe saat 22.-)

          




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —