Gürkan; “Eski Milli Eğitim Müdürü Demirci’nin atandığı görev kızak görevdir!”
Edirne Milletvekili Recep Gürkan, CHP İl Binasında yaptığı basın toplantısında eski Edirne Milli Eğitim Müdürü Şerafettin Demirci’nin durumu hakkında da bilgiler verdi. Demirci’ye ‘sayın’ demediğini ifade eden Gürkan, konuşmasına şöyle devam etti: Milli Eğitim Müdürü’nün buradan gidişi tamamıyla Hamza Yasa’nın bana olayı bildirmesi ve benim verdiğim soru önergesi ile ilgilidir. 3. Kişinin etkisi ya da katkısı söz konusu değildir. Milli Eğitim Müdürü Demirci, bir üst göreve terfi ederek gitmedi.
“Milli Eğitim Müdürü ‘sayın’ demiyorum, Eski Milli Eğitim Müdürü Şerafettin Demirci, eskiden bu yana basın emekçileri üzerinde, öğretmenler üzerinde, eğitim çalışanları üzerinde bir eğitimciye yakışmayan, Edirne yurttaşlarını, Edirnelileri dinine bağlı olmamakla, oruç tutmamakla, camiye gitmemekle suçlayan bu arkadaş, en sonunda gittiği Kız Meslek Lisesinde burada tekrar etmekten hicap duyduğum sözler sarf etti. Bunu bana gazeteci arkadaşımız Hamza Yasa söyledi. Ses kaydını da dinledim. Bunun üzerine Milli Eğitim Bakanına bu şahsın Edirne Milli Eğitiminin başında olması ile ilgili sorular yönettim. Soruşturma açıp açmayacağını, görevden alıp almayacağını sordum. Zaten Eylül ayında Milli Eğitim Bakanlığının teşkilat yapısını değiştiren bir kararname yayınlanmıştı. Buna göre Milli Eğitim Bakanlığındaki bütün üst yöneticiler müşavir kadrosuna çekildi. Bildiğimiz müşavir kadrosu değil bu. Kızak görevidir. Soru önergemizden sonra, Milli Eğitim Müdürü merkeze alındı. Bazı arkadaşlarımızın düşündüğü gibi bir terfi değildir bu. Milli Eğitim Müdürü’nün buradan gidişi tamamıyla Hamza Yasa’nın bana olayı bildirmesi ve benim verdiğim soru önergesi ile ilgilidir. 3. Kişinin etkisi ya da katkısı söz konusu değildir. Milli Eğitim Müdürü Demirci, bir üst göreve terfi ederek gitmedi.
Biz Edirne’ye atanana bürokratların Edirne’ye ve Edirnelilere hizmet etmesini istiyoruz. Hiçbir bürokrattan ne partimiz adını ne de şahsımız adına bir ayrıcalık beklediğimiz yok.”
Gürkan, Fransa’nın özgürlükler ülkesi olarak bilindiğini ifade ederek, şunları söyledi;
“Özgürlüklerin ülkesi olarak bilinen 1789 devrimi ile tüm dünyaya özgürlüğün ne demek olduğunu gösteren Fransa’da böyle bir kararın çıkması gerçekten bütün dünya gibi Türkiye’yi de derinden sarstı ve hayrete uğrattı. Tabi ki burada herkes bunun Fransa’da 5 ay sonra yapılacak Cumhurbaşkanı seçimleri ile ilgili olduğunu sadece Ermeni Lobisinin oylarını almak için bu yasayı çıkarttığını biliyor. Bu yasa Fransız senatosuna gelecek umuyoruz ve biliyoruz ki, aklıselim Fransa’da senatoda bu karar döner. Dönmezse, hiç bir parlamento tarihinin hiçbir sayfasında utanç olmayan Türk milletini uyduruk yasalarla soykırım suçlusu gibi gösteremez. Eğer anlı şanlı Avrupa devletleri, Fransa gerçekten bir soykırım arıyorsa kendi tarihine bakmalıdır. Cezayir’de katlettikleri 1 milyon insanın hesabını vermelidirler. Ondan sonra başka milletlerin işlerine karışmalıdırlar.”
Edirne’nin Türkiye’deki toplam çeltik üretiminin neredeyse yarısını tek başına ürettiğini hatırlatan Gürkan, “Çeltik niteliği itibariyle maliyeti en yüksek olan ürünümüz. Çeltik üreticilerinin yaptığı araştırmaya göre çeltiğin maliyeti yerin kendinin ya da kiralık olmasına göre değişen koşullara göre 800-850 Tl ile 1050-1100 arasında değişmektedir. Maalesef bu yıl hükümet çeltik harmanı döneminde ithalatı bütün taleplerimize rağmen yasaklamamıştır. Bu nedenle çeltik üreticisinin beklentisi olan fiyata ulaşılamamıştır. Hatta geri gitmiş 750-800-900 arasında seyretmektedir. Trakya Birlik ayçiçeğinde taban fiyatı belirledi. Yağlık oranı en yüksek olan ayçiçeğinde 1300 lira üzerinde bir fiyat açıklandı. Takdir ettim. Çeltikle kıyaslandığında olağanüstü bir fiyattır. Ayçiçek üreticileri mağdur edilmedi ama çeltik üreticilerinin durumu içler acısıdır. Hükümet çeltik üreticisini tamamen tüccarın insafına bırakmıştır” diye konuştu.
Gürkan, Türkiye’ye kurulması planlanan füze kalkanı ile ilgili olarak da şunları söyledi;
“Hükümetin kurmaya çalıştığı füze kalkanı İsrail’i korumaya yöneliktir. Bunu bütün dünya biliyor. Ama hükümet ısrarla bunu yok saymaya çalışıyor. Şunu herkes biliyor, NATO’nun başkanının Amerika olduğunu herkes biliyor. NATO’nun eline verilen füze kalkanı Amerika’nın kimi isterse ona kullanacaktır. Düne kadar bütün komşularımızla sıfır sorun diyen Hükümet, bugün sorunlu olmadığımız komşu bırakmamıştır. Bugüne kadar hiçbir sorun yaşamadığımız İran’la bile sorun yaşar noktaya geldik. Bu düşündürücüdür. Füze kalkanına karşı eylem yapan öğrencileri de yakından izliyoruz. Ben bu öğrencilerimizle bir görüşme yapacağız. Bu eylemlerinde onları haklı görüyorum. Türkiye Cumhuriyeti Ulu Önder Atatürk’ün de dediği gibi “yurtta barışı dünya da barışı” simgeler.”