KISAADAN HİSSE İÇİN B...’TAN BİR HİKÂYE ANLATIYIM SİZE...
Nasibi olan alsın, gocunan varsa bize haber salsın. Hikâye bu ya gönül koyan olsun varsın...Askerliği 4–5 yıl sürdüğü bir ülkede köyden kopup asker ocağına giden Assan’ın ilk nöbeti kışlanın en uzak köşesindeki nöbet kulübesine çıkar.Yediği yemekten olacak adamakıllı ishal olan Assan nöbetin ilerleyen saatlerinde öyle bir sıkışıyor ki tutabilene aşk olsun. Oraya bakıyor buraya bakıyor gelen giden yok çaresizlik içinde kıvranıyor ama ne çare. Ya altına yapacak, ya da nöbet yerinin arka tarafına geçip hacetini görecek. Nöbet kutsal ama işin sonunda pantolonu doldurup batırmakta var...
Çaresizlik içinde tüfeğini dayıyor kulübenin içine zar zor atıyor kendini kulübenin arkasına. ishal bu öyle böyle değil işini bitiriyor, perişan bir vaziyette toparlanırken bir bakıyor ki karşısında alay komutanı... Elinde Assan’ın tüfeği sürüyor mermiyi namluya bağırıyor bütün gücüyle “Nöbet terk edilir mi?”
Assan ne dediyse ikna edemiyor komutanı, komutan ısrarla “geç bakıyım b..kun başına ve bir parmak alıp azına at...” Assan yalvarıyor yakarıyor ne dese boş, nafile. Bakıyor ki albay ateş edecek, çaresizlik içinde atıyor azına bir parmak b..k. “Bir daha olmasın” diyor albayı ve tüfeği bırakıp ayrılıyor Assan’ın başından. Assan koşup tüfeği alıp sesleniyor albayına “DUR... Yoksa vururum...” albay şaşkın ama Assan kararlı. “Geç b..kun başına” diyor. Albay yapma evladım dese de; Assan laf dinlemiyor. “ben sana halimi anlattım sen hiç dinledin mi bırak yalvarmayı da al oradan bir parmak b..k” diyor.
Albay bakıyor ki Assan kararlı çaresiz alıyor bir parmak b..ku atıyor azına... Assan “şimdi git ne yapacaksan yap “ diyor. Albay hatasını anlıyor ama iş işten geçmiş oluyor tabii.
Gel zaman git zaman hikâye bu ya, o albay çok disiplinli bir paşa oluyor. Denetlediği her birliğe kök söktüren paşa yine bir denetlemesinde faytonundan indiği gibi herkesi kasıp kavururken bir anda askerlerin içinde ki Assan’la göz göze geliyor. Birden bire yumuşayan paşa gidip Assan’a sarılıyor “ne oldu daha askerliğin bitmedi mi? Bir isteğin var mı?” gibi bir sohbetten sonra denetlemeyi bırakıp gidiyor.
Assan’la paşanın dostluğu ve paşanın Assan’ı gördükten sonra ki tavrını pek anlam veremeyen birliğin komutanları merakla Assan’ı çağırıp soruyorlar... “Assan sen nerden tanıyorsun bu paşayı, aranızda ki samimiyet nedir?”
Assan cevap verir “Ohooo.. Hiç sormayın albayım, biz paşamla birlikte eskiden ne b..klar yedik... Bir bilseniz!”
Hikâye bu ya öyle ülkelerde varmış demek ki.
Derler ki o ülkede kamu adına(birlikte) görev yaparken b..k yiyenler birbirine çok hoşgörülü davranırlarmış...
Kıssadan hisseyi mi kim alacak. Tabii ki nasibi olanlar...