Tarih: 25.12.2011 14:54

YAĞMURBABA

Facebook Twitter Linked-in

YAĞMURBABA

Lalapaşa' kırlarının tüm ihtişamıyla batan güneşin ışıklarıyla yıkandığı bir akşamüstü tekrar ulaşmıştık Yağmurbaba Dolmeni'ne. Tekrar ve tekrar gelişlerden sonra yine de zorlanmıştık ulaşmak için tarlalar arasında.

Uzaktan güçlükle seçiliyordu yinede otlar ve toprak birikintileri arasında. Ama araziyi tanıyan bir göz için zor değildi ulaşmak. Hele bir gördüğünü bir daha unutmayan bir göz için hiç de zor değildi ona ulaşmak.

Her ne kadar saklansa da bir dolmene ulaşmak, her zaman bir kat daha fazla haz verir insana. Hele hele dolmenlerin dilini çözmüşseniz o zaman daha da çok haz verir insana.

Bilenler bilir. Tanıyanlar tanır dolmenin, dolmenlerin çekim gücünü.

Yağmurbaba'ya ilk geldiğimiz gün geliveriyor hemen aklımıza. Hatırlamadan geçmemiz mümkün değil bize yol gösterenleri. Hemen selam yolluyoruz buradan Orhan'a ve değerli başkana.

Diğer dolmenleri gibi Lalapaşa'nın Yağmurbaba da ilginç bir dolmen. Yağmurbaba halk inançlarıyla yoğrulmuş bir yer. Yağmurbaba, yarı kazılmış yarı kazılmamış vaziyette duran, tam olarak çalışılmamış bir eser. Daha detaylı çalışmalara sahne olacağı günleri bekleyen bir eser.

Yağmurbaba, çoğu toprak altında duran bir eser.

Lalapaşa'da böylesi dolmenlerin de çok olduğunu biliyoruz. Evet. Evet. Çok sayıda .

Bu dolmenler Lalapaşa için önemli, Edirne için önemli, Türkiye için önemli.

Yer üstünde olanlar kadar Yağmurbaba gibi hala toprak dolguları altında duran dolmenler de var.

Lalapaşa bir dolmenler cenneti. Ülkemizde Lalapaşa gibi ikinci bir ilçe olarak sadece Kofçaz akla geliyor. Orada da muhteşem dolmenler var.

Lalapaşa'nın dolmenleri daha farklı. Daha değişik.

Kofçaz'ınkiler de bambaşka, onlar da bir başka.

Lalapaşa hemen her köyü ile bir tarihi eserler cenneti. Araştırmaları bekleyen bir Cennet.

Kofçaz da öyle değilmi ?

Esasında hem Lalapaşa, hem Kofçaz ve tabiki diğer muhteşem dolmenlere sahip yerler , tümüyle evrensel bir bütünün parçası. Evrensel bir kültür mirasınının bekçileri.

Sınır boylarını bekledikleri gibi bekliyorlar binlerce yıllık geçmişi.

Lalapaşa ve Kofçaz'ın her ikisi de sınır üzerinde yer alan iki ilçe. Yıllar boyu bu sınırlar dışarı açılmasını engellese de bu ilçelerin, esasında bu ilçelerin eserlerinin korunabilmesinin de belki en önemli sebebi.

Bulgaristan ve Türkiye arasındaki sınır üzerinde yer alan bu iki ilçe aynı zamanda sınırın ötesinde yer alan diğer dolmenlerin taşdığı evrensel bütünlüğün de iştirakçisi.

Evet Bulgaristan tarafında da bir çok dolmen var. Hem de çok sayıda dolmen var Bulgaristan'da da.

Bulgar araştırmacılar da onlar üzerinde çalışıyorlar yıllardan beri. Çok güzel dolmenler bunlar.

Bulgar araştırmacılar durmadan, yılmadan çalışıyorlar. Kazılar yapıyorlar. Dolmenlerini dünyaya tanıtıyorlar. Bu abideleri turizme kazandırıyorlar.

Bizim Lalapaşa ve Kofçaz ilçelerimizin ve tabiki diğer yerlerin de katıldığı bu ortak Dünya Mirası da daha çok Bulgaristan örnekleriyle tanınıyor.

Sevindirici ki şahsi çabalarımız sonucunu verdi. Artık bizim dolmenlerimiz de tanınır oldu dış dünyada.

İtalyan araştımacılara, İspanyol araştırmacılara ve tüm diğerlerine her seferinde bahsettiğimiz dolmenlerimiz de tanınır oldu uzun yıllardan sonra.

Daha da tanınacaklarına şüphe yok.

Lalapaşa bir dolmenler cenneti. Lalapaşa evrensel bir merkez. Lalapaşa bir kültür cenneti.

Lalapaşa dolmenleri her kezi bekliyor. Lalapaşa Dolmenleri her kezi bekliyor.

Kolay kolay bulamasanız da Yağmurbaba da sizi bekliyor.

Esasında, Yağmurbaba da, Lalapaşa'nın diğer dolmenleri de onlara gönül veren ve yıllardan beri onları çalışarak , araştıran araştırmacıları destekleyecek kişileri bekliyor.

 

 

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —