AVARIZ DA KAYBOLAN GELENKLERE VE DEĞERLERE ZAMANDA YOLCULUK 

Çocukluğumun Avarızında, Cafer ve Sefer Aganın evleri önünden Tunca’ya kadar, söğüt ağacı koruları ve çayırlarla kaplıydı. Köy deresi yaz – kış düzenli akıyordu. Dere sularında, uzun paçalı donlarımızın paçalarını bağlayarak, anadan doğma balık tutardık. Dere kenarlarında, incecik ayakları ile şırıl şırıl akan ayazmalar; ovalarda, güneşi perdeleyen, söğüt, kavak, karaağaç koruları; korular içinde, cennet benzeri, güzel kokulu çayırlar.. At çayırlarını, Buzağı çayırı bu gün Çakır dikenlik oldu.

AVARIZ DA KAYBOLAN GELENKLERE VE DEĞERLERE ZAMANDA YOLCULUK 

Çocukluğumun Avarızında, Cafer ve Sefer Aganın evleri önünden Tunca’ya kadar, söğüt ağacı koruları ve çayırlarla kaplıydı. Köy deresi yaz – kış düzenli akıyordu. Dere sularında, uzun paçalı donlarımızın paçalarını bağlayarak, anadan doğma balık tutardık. Dere kenarlarında, incecik ayakları ile şırıl şırıl akan ayazmalar; ovalarda, güneşi perdeleyen, söğüt, kavak, karaağaç koruları; korular içinde, cennet benzeri, güzel kokulu çayırlar.. At çayırlarını, Buzağı çayırı bu gün Çakır dikenlik oldu.

AVARIZ DA KAYBOLAN GELENKLERE VE DEĞERLERE ZAMANDA YOLCULUK 
14 Nisan 2021 - 10:01

KAYBOLAN GELENKLERE VE DEĞERLERE ZAMANDA YOLCULUK 

Okuyacağınız yazı dizisi her gün bir bölüm olarak yayımlanacaktır. 

ÖNSÖZ

Sevgili Avarız’lı,
Avarız’da doğmasan, yaşamasan, gitmesen de Avarız ile ilgileniyorsan, seviyorsan, sen Avarızlısın. Bu Önsöz sana.
Ben, yapılması gereken bu çalışmanın bu güne kadar, yapılmadığını gördüm. O nedenle bu çalışmayı başlatıyorum.
İsteğim, Avarızlıyım diyen her kişinin, bu çalışmaya katkı yapması, bir noksanını tamamlayıp, yanlışını doğrultmasıdır.
Saçma olsa da, hayalimde şöyle bir olay kurguladım.
1950 li yıllarda ölen bir Avarızlı dirilip mezarından çıksa, köyünün bu günkü halini görse, tanıyamaz. Çocukluğumun Avarız’ı ile günümüzün Avarız’ı arasındaki fark, yaşayan bizleri bile şaşırtır.
Çocukluğumun Avarız’ında, Cafer Aga’nın ve Sefer Aga’nın evleri önünden Tunca’ya kadar, söğüt ağacı koruları ve çayırlarla kaplıydı. Köy deresi yaz – kış düzenli akıyordu. Dere sularında, uzun paçalı donlarımızın paçalarını bağlayarak, anadan doğma çıplak, balık tutardık. Dere kenarlarında, incecik ayakları ile şırıl şırıl akan ayazmalar; ovalarda, güneşi perdeleyen, söğüt, kavak, karaağaç koruları; korular içinde, cennet benzeri, güzel kokulu çayırlar…
Geriye dönüp baktığımda, yaklaşık 50 yılda, bu güzellikleri hovardaca harcadığımızı, acıyla görüyorum. Geçmişimizdekilerin, 3-5 yüzyılda, tüketemediği değerleri, yarım yüzyılda, hunharca, yok ettik. Cennet misali, At çayırlarını, Buzağı çayırlarını, çorak çakırdikenliği bozkırı oldu.
 Bu değer kaybı, sadece doğal güzelliklerinde değil, ekonomik faaliyetlerinde, sosyal ilişkilerde, gelenek ve göreneklerimizde, güzel hasletlerimizde tehlikeli bir erozyon yarattı.
İşte, bu duyguların, verdiği hüzünle bir şeyler yapılması gereğini duydum. Hasbelkader bu konudaki birikimimi aktardım. Noksanları yanlışları mutlaka var.Avarızlıdan dileyim, bu çalışmanın amaçladığı konulara, bir cümlecik de olsa,bilgi eklemesi, yanlışı tashih etmesidir.
Bu çalışmayı yaparken,yardımını esirgemeyen,köyümüz halkından 1929 doğumlu Ahmet Delen ile Cornelia Arbaoui’ye teşekkür etmeyi borç biliyorum.
Mustafa Ersoy

Yarın: AVARIZ 
Coğrafi Yeri
  
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum