Uygur Felaketi, Nabucco ve İdil Biret

Son günlerde gündemi oluşturan olaylardan en önemlilerinden biri Nabucco anlaşması, diğeri de Doğu Türkistan’daki Uygurlara yapılan baskılar, işlenen cinayetler…

Uygur Felaketi, Nabucco ve İdil Biret

Son günlerde gündemi oluşturan olaylardan en önemlilerinden biri Nabucco anlaşması, diğeri de Doğu Türkistan’daki Uygurlara yapılan baskılar, işlenen cinayetler…

Uygur Felaketi, Nabucco ve İdil Biret
14 Temmuz 2009 - 16:10

 

Uygur Felaketi, Nabucco ve İdil Biret

 

Son günlerde gündemi oluşturan olaylardan en önemlilerinden biri Nabucco anlaşması, diğeri de Doğu Türkistan'daki Uygurlara yapılan baskılar, işlenen cinayetler...

Önce Uygur Türkleri'nin durumundan bahsedelim. 1949'dan beri Çin hâkimiyetinde olan Uygur Türkleri o tarihten beri Çin tarafından asimile edilmeye çalışılmıştır. Her fırsatta değiştirilmeye çalışılan kültürel değerler ve din konusundaki baskılar altında Uygur Türkleri ezilmiştir. Ne yazık ki son bir aya kadar başta ülkemiz olmak üzere kimse bunun farkına değildi ya da görmezlikten geliniyordu. ‘Barış savaşçısı' etiketiyle ortaya atılan ve ülkeleri kendi isteklerine göre işgal ederek ‘sözde' barışı ve refahı getirdiklerini söyleyen süper güçlerin Uygur Türklerini görmezden gelmiş olmaları da ilginç bir durumdur. Uygur coğrafyasında kullanılacak ya da sömürülecek kaynakların az oluşu bunun sebebi olabilir mi? Neyse...

Yapılan uygulama tamamen insanlık dışıdır. Şuan Uygur Türklerine karşı açık ya da gizli soykırım muamelesi yapılmaktadır. Yıllardır ezilmekte olan halk şimdi tamamen yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Kendi soydaşımız bir halkı, bir Türk halkını bu durumda görmek gerçekten çok üzücü. Bürokratik yollarla bu katliamı durdurmak gerekir. Çin mallarını yakarak ya da sloganlar atarak sesimizi duyurmaya çalışmak yeterli değildir. Devlet olarak kendi gücümüzü eski anayurdumuzda hissettirmeli, temaslara geçerek bu durumu sona erdirmeliyiz.

Soykırım asla yapılmaması gerekilen bir insanlık suçudur. Uygurlara yapılanların Kızılderililere yapıldığı gibi cevapsız kalmaması gerekir. Hem birey hem de devlet olarak daha duyarlı olmalıyız.

 

Nabucco'ya gelirsek...

Hazar Denizi'nin doğusunda bunlar olurken, batısında ise Türkler için pozitif olaylar yaşanıyor bugünlerde. Doğal gaz ve petrol alışverişini Rusya'nın tekelinden kurtaracak olan Nabucco anlaşması Ankara'da imzalandı. Bu projenin Türk ekonomisine büyük yarar getireceği konuşuluyor. Yapılacak olan hattın yarısından fazlası Türkiye'den geçecek ve bu büyük istihdan imkânı anlamına geliyor. Uzun süredir beklediğimiz fırsat şimdi karşımızda ve bunu en iyi şekilde kullanmalıyız.

Uluslar arası ilişkilerimize değişik bir boyut katacak bu anlaşma umarım hedefine ulaşır ve ülkemize yararlı olur. Nabucco anlaşması hayırlı olsun...

 

Bu olumlu gelişmelere rağmen yine de ülkemizde hala ortaçağdan kalma düşüncelerin kol gezdiğini görmek üzücü. İdil Biret konserindeki olaylardan bahsediyorum. Kim oldukları mühim değil, ancak bu tür eylemler hala yapılıyorsa bir yerde yanlış var demektir. Bir şarap firmasının sponsorluğunda Topkapı Sarayı'ndaki konserde, yıllardır ülkemize hizmet eden ve göğsümüzü kabartan ünlü müzisyen İdil Biret'e yapılan tamamen saygısızlıktır.

Bir takım kişilerin kendi başlarına adalet dağıtmaya çalıştığı bir ülke değil artık burası, şarap ikramı yapılıyor diye konseri basmak bize yakışan bir hareket değildir. Bir grup insanın bu şekilde galeyana gelebilmesi ve böyle eylemler yapılması gerçekten çok vahim bir durumdur.

Sanat insanlar içindir ve bu ne olursa olsun engellenemez. Eğer eleştirilecek bir durum varsa bunun da üslubu vardır ve buna göre eleştirilir. Bu şekilde bir yere varamayız.

 

Geçtiğimiz hafta değişik olaylara sahne oldu. Doğu Türkistan Türeleri'nin çektikleri ve Türkiye'deki umutlu görünüm bana çelişkili gelse de, bu kötü durumun düzeleceği inancındayım. Kültürel anlamda daha çok yolumuzun olduğunu gördük ve artık buna uygun çalışmalar yapmanın gereğini kavramalıyız. Daha mutlu ve barış dolu günlere...

YORUMLAR

  • 0 Yorum