11288,05%-0,71
41,10% 0,23
47,98% -0,04
4562,43% 1,19
7244,37% 0,74
Anlık Çizgi
Bu hafta yeni vizyona giren “Bir Gün”, Anne Hathaway sevenlerin dört gözle beklediği, romantik-dram türünde bir film. Anne Hathaway’i Tim Burton’ın filmi olan Alice Harikalar Diyarında’dan, Şeytan Marka Giyer’e ve Ella gibi birçok filmden anımsıyoruz. Sinemanın bu altın çağında, Anne Hathaway de oyunculuğunun doruklarında diyebiliriz.
“Bir Gün” filmi, David Nicholls tarafından yazılmış kitabından bir uyarlama. Kitabı okuyanlar ve yorum yapanlar, onu dört kelimeyle tanımlıyor: “Trajik bir aşk öyküsü.” Bu belirgin trajiklik filmde de mevcut.
Danimarkalı yönetmen Lone Scherfig’in performansını “Yeni Başlayanlar İçin İtalyanca” filminden hatırlıyoruz. Scherfig, kitabın ana olay örgüsünde yer alan “Yakın arkadaşa aşık olunur mu?” klişesini filmin gerektiği ölçüde merkezine oturtmayı başarmış.
Filmin yüksek sanata mı yoksa popüler sanata mı ait olduğunu tartışmak gerekli midir bilemem ama, karşımızda “kaçışçı sinema”nın tipik bir örnek olduğu bariz. Yani, düşünmeden bir film izlemek istiyorum diyorsanız kaçırmayın derim.
Filmde beni en çok memnun eden, yönetmenin sekanslardan sahneleri oluşturmuş olması. Bir zaman çizelgesinde, yıl yıl ilerleyen ve yeri geldiğinde zaman içinde sarmal gezinti yapan kurguda, ana olayı oluşturan alt olayların sonuçlarını görüp ne olduğunu kendi mantıksal çıkarımlarımızla tamamlıyoruz. Hafif bilmece havasında olan filmleri sevenler bu filmi beğenebilir.
Filmin genelinde “Zıt karakterlerin birliktelik yaşayabilme imkanı” ironisi hakim. Bunu başarıp başaramadıklarını filmi izlediğinizde göreceksiniz zaten. Filmi izlerken yapacağınız çıkarımlarda genel olarak yanılmayacaksınız.
Özellikle Anne Hathaway’in hatrına seyrettiğim “Bir Gün”, bir haftasonu eğlencesi için uygun bir film. Romantik, komedi, dram sevmiyorsanız sizin tercihinize kalmış. Ama “siyah filmleri” sevmek için, “pembe filmlerin” de tadına bakmanız gerekli olduğunu unutmayın. Zira pembenin siyah olması anlık bir hesaptır.
Merve Gonca Sağır
Siyah Perde