11007,37%0,81
42,50% 0,02
49,49% -0,20
5752,69% 0,01
9322,75% 0,27
BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN EŞEĞİ SAĞLAM KAZIĞA BAĞLADI
MHP İl Başkanı Zakir Toptur Yaptığı yazılı açıklamada “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan eşeği sağlam kazığa bağladı” dedi.
Zakir Toptur açıklamasını şöyle sürdürdü; Her felaket sonrasında rastladığımız gibi Van depreminin yıktıklarını yere koyabilmek için Türk milleti seferber oldu. Toplanan yardımların ne kadar olduğunu henüz tam olarak bilmiyoruz. 1 milyar lirayı bulacağı anlaşılıyor. Yiyecek, giyecek ve diğer ayni yardımlar bunun dışındadır. Sadece nakdi yâdımdan söz ediyoruz. Bunlara paralel olarak bir de 'deprem vergisi' adı altında yıllardır toplanan bir para var. 33 milyar lirayı bulduğu ortaya çıktı. Ancak AKP hükümeti o parayı, diğer bütün birikimlerde olduğu gibi savurmuş. Milletten o parayı depremlerde kullanılmak üzere topladınız. Geçici olarak alınıyordu, gelir gelmez kalıcı hale getirdiniz. Şimdi çıkmış 'Yola, sağlığa, eğitime harcadık' diyorsunuz. Her konuda oldu gibi yine bahane üretiyor, yine bu milletle alay ediyorsunuz.
Yeri ve sırası gelmişken Türk ekonomisindeki bir çarpıklığa dikkat çekmek istiyorum: Türkiye'nin nasıl soyulduğunu, milletin birikimlerin, Cumhuriyet'in birikimlerinin nerelere gittiğini gösteren en çarpıcı doküman milyar dolar sahiplerindeki artıştır. Japonya, ABD, Almanya gibi ülkelerde bile sayısı hiçbir zaman çift haneli rakamlara ulaşmayan milyar dolarlık zengin sayısı, Türkiye'de 40'ı bulmuştur. AKP iktidar olurken, sadece 4 tane milyar dolarlık zenginimiz vardı. 9 yılda 10'a katladılar. Kimdir bunlar? Bu paraları nereden ve nasıl kazanmışlardır? Kazançlarının vergisini veriyorlar mı? Bu soruları ne soran var, ne de cevabına arayan. Bildiğimiz sadece yoksulluk ve açlık sayısı altındaki insan sayımız her yıl katlanarak artarken, akıl almaz paralara kavuşanların sayısının da aynı hızla büyüdüğü ve bunların AKP sayesinde bu servetleri edindikleridir. Ordudan yargıya, medyadan iş dünyasına, sivil toplum örgütlerinden Üniversitelere kadar her yeri ele geçirmekle kalmadılar, kendi burjuvalarını oluşturup ekonomik düzenlerini de kurdular.
Van depreminden sonra bu AKP zenginlerinin ne yaptığını, hangi yardımlarda bulunduklarını gerçekten merak ediyorum. Zira, bugüne kadar bu merakımı giderecek hiçbir veriye ulaşamadım. Ayakkabı boyacısının harçlığını Van'a gönderdiğini biliyoruz. İş dünyasında kimin ne kadar bağış yaptığını canlı yayınlardan izliyoruz. İşçinin, memurun, emeklinin, köylünün fedakarlığını duygulanarak takip ediyoruz. Ancak AKP'nin türedi zenginlerinden en küçük bir haber alamıyoruz. Yığdıklarının eksilmesinden mi korkuyorlar, ifşa olmaktan mı çekiniyorlar? Bu durum AKP'ye yakın olmasına rağmen haramı helali bilen insanları da son derece rahatsız ediyor. Çok önemli ve çarpıcı yazılar yazıyorlar. Ancak sonuç değişmiyor ve bildiklerinden şaşmıyorlar. Bu zihniyetin hangi ruh halinde olduğunu, neleri yapabileceğini anlayabilmek için Deniz Feneri örneğini hatırlamak yeterli olacaktır. Bu düzenin hiç değişmeyeceğini mi zannediyorsunuz? Yarın bir milli ve imanlı hükümet gelir, bütün bunların hesabını kuruşu kuruşuna sorar. Hadi diyelim bu milletten gizlediniz, bu dünyada herşeyi yoluna koydunuz ve kitabına uydurdunuz. İlahi adaletten nasıl kurtulacağınızı hiç düşündünüz mü? Benim bildiğim ve emin olduğum tek şey, yetim hakkı yiyenlerin, milleti soyanların, istismar ve yağmacıların, devleti çiftlik görenlerin iki cihanda da abat olmadıkları ve olmayacaklarıdır.
Şu anda Van'da AKP'nin klasikleşen içi boş övünmeleri ve yetersizliği bir yerlere fatura etme çabaları dışında, büyük bir belirsizlik ve çaresizlik var. İnsanlar bu kışta kıyamette hala sığınacak bir yer derindeler. Yavaş da olsa, birilerinin zengin olmasına vesile de teşkil etse elbette yıkılan yapılacak, dökülen yerine konulacaktır. Bütün mesele bunun nasıl olacağındadır. Yakın bir gelecek olduğu için hep birlikte göreceğiz. Yandaşa, candaşa, akrabaya, yanaşmaya, beslemeye çok kolaylıkla buldukları kaynağı, depremzedeye, çaresize bulamayacak ve yine milletin yakasına yapışacaklardır. Yetersizliği, beceriksizliği yine bu millete fatura edeceklerdir. Gizli veya açık zamlar, vergiler yağmur gibi yağacaktır. Yine çıkıp milletle alay edecekler ve 'güncelleme yapıyoruz' veya 'Yunanistan gibi mi olalım, eşeği sağlam kazığa bağladık'diyeceklerdir.