11284,30%0,41
42,60% 0,03
49,62% 0,15
5748,84% -0,32
9285,20% 0,05
ÇELTİK TARIMI SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMAKTAN UZAKLAŞIYOR.
MHP İl Başkanı Mehmet Tolga Akalın yaptığı yazılı açıklamada hükümetin çeltik tarımında ki tutumunu eleştirdi. Akalın açıklamasında şöyle dedi; Türkiye’yi hepimiz eskiden beri bir tarım ülkesi olarak biliriz. Ancak bugün ülkemiz bütün tarımsal ve hayvansal ürünleri dışarıdan ithal etmektedir. Bu Türkiye için çok acı bir tablodur. Çiftçimiz bugün ürettiği tahıldan ve hayvancılıktan para kazanamıyor, toprağını terk ederek taşeron firmalarda iş güvenliği olmaksızın asgari ücretle çalışabilmek için yerini yurdunu satıp şehirlere göçüyor, köyler boşalıyor ancak gittiği yerlerde de geçimini temin edecek bir iş bulamıyor. Bu da bazen aile facialarına sebep oluyor. Çocuklar evlerini terk edip yanlış yollara düşüyor, boşanmalar artıyor.
Değerli basın mensupları;Türkiyede azımsanmayacak bir kesim çeltik ekimi yapıyor ve geçimini çeltikten sağlamaya çalışıyor. Yukarıda ifade ettiğimiz gibi bundan ailesini geçindirecek bir gelir elde edemiyor.Her sene bankalara biraz daha borçlanarak gelecek yıl işi kurtarırım inşallah diyerek çeltik üretimine devam ediyor.Ancak çeltik konusundaki politikalara bakılınca bu politikalarla çeltik üreticisinin borçlarından kurtulabilmelerinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Türkiyede en çok çeltik üretimi yapılan iller başta Edirne olmak üzere sırasıyla Samsun, Çorum, Sinop, İzmir, Manisa Balıkesir ve Kastamonudur.
Hükümet çeltik üretimini içeride geliştirmek yerine (her tür gıda ve hayvansal ürünlerde olduğu gibi)ithal etme politikasını benimsemektedir.Bu da ülkede üretimi düşürmekte,köylü fakirleşmekte,köyler boşalmakta, cari açık artmakta ve ülke ekonomisi üretimi artırma şansı varken zarara uğratılmaktadır.Dünyada çeltikten birim alanda elde edilen verimlilik sürekli artmaktadır.Dünya çeltik verimlilik ortalaması dekarda 420 kgdır.Mısır verimlilik bakımından954 kg. ile birinci sıradadır.Türkiye ise dekarda700 kg. ile dünya ortalamasının üzerindedir.Dünyada çeltik üretimi yapan bir çok ülke hem ihracat yapmakta hem de zaman zaman ithalat yaparken,Türkiye ise sadece ithalat yapmaktadır.
Türkiye 2007de 215 bin ton,2008de 191 bin ton 2009da 212 bin ton ithalat yapmıştır.Bundan da anlaşılacağı üzere Türkiye çeltik üretiminde kendisine yeten bir ülke değildir.Ancak kendisine yeterlilik potansiyeli olan bir ülkedir.Türkiye’nin pirinçte ithalatçı bir ülke olmasının bir çok nedeni vardır.En önemlilerin ifade edecek olursak ;
1-Çeltik üreticisine verilen destekler dünya ülkelerine göre çok az
a-Mazot desteği dekar başına 7,5 TL
b-Toprak tahlili desteği dekar başına 2,5 TL,
c-Ton başına 100 TL ödeme yapılmaktadır.
Ayrıca bunların zamanında ödenmemesi de desteğin amacına ulaşmasını engellemektedir . Çiftçi dekar başına 600-800 kgürün elde etmektedir.
Bunun karşılığında ise dekar başına aldığı destek 60-80 TL civarındadır. Çeltik üreticisinin 1 dekar çeltik için yaptığı harcama ise 600-800 TL arasındadır. Maliyet farklılığı nedeniyle dünya piyasaları mukayeseli,çeltik fiyatları belirlenmesi doğru değildir.Çünkü çeltik üreticisinin Türkiyede1 kgçeltik için yaptığı harcama 0,33 dolar iken (60 kr.)ABDde1 kgçeltiğe 0,16 dolar (29 kr)harcama yapılmaktadır.
2-Sulama suyu yetersizliği çeltik üreticisinin önemli sorunlarındandır çünkü;
a-Su yetersizliği üretimi önemli ölçüde menfi olarak etkilemektedir.
b-Kamunun bazı bölgelerde suyu çeltik üreticisine temin yerine şirketlere devredilmesi çeltik üretiminin geleceği için kuşku oluşturmaktadır.
c-Hükümetin üretimi geliştirmek yerine her şeyde olduğu gibi ithalatı çözüm olarak görmesi çeltik üreticisini yoksulluğa sürüklerken üretimin gelişememesine de neden olmaktadır.
d- Sulama suyu yatırımları öncelikli yatırım programlarına dahil değildir
3-Girdiler pahalı,
a-Motorin, elektrik, ilaç,su ekipman ve alet fiyatları pirinç üreticisi ülkelere göre yüksektir.
b-Su için dekar başına ortalama 50 TL para ödemektedir.
c- Çeltik kurutma makinesinde KDV hala yüzde 18dir.
d- Çeltik icar bedelleri bölgelere göre bazı değişiklikler göstermekle birlikte ortalama 250-300 TL dir.
4-Fiyatlar maliyetin altında
a-Maliyetin altında belirlenen fiyat politikaları üreticiye kazandıramamasının yanında üretime yönelimini azaltmaktadır.
b-Pirinç üreten çiftçilerin pirincinin hasat zamanına denk gelen/getirilen pirinç ithali üretici fiyatlarını aşağıya çekmektedir.
Bu durumda Türkiyede açıklanan fiyatlar ve politikalar sözde kalmakta bir avuç ithalatçı şirket fiyat belirleyici aktör olarak ortaya çıkmaktadır.
5-Tarım sigortası yetersizdir çünkü;
a-Sigorta şirketinin zarar kriterleri çiftçi yararına göre değil şirketin kendi çıkarlarına göre belirlenmektedir. Yeni tarım sigorta kanunu devletin parasının çiftçilerin üzerinden şirketlere aktarılmasından başka bir şey değildir.Çünkü çiftçilerin yağmur ya da selden dolayı oluşan zararının karşılanması için tarlaların içinden adeta nehirlerin geçmesi ve tarlanın kullanılmaz duruma gelmesi gerekmektedir.Türkiyede ise böyle bir afetin oluşması çok zayıftır.
6-Pirinçteki KDV sorunu diğer bir sorundur;
a-Çeltik kabuklu halde iken KDVsi yüzde 1dir. Kabuğu ayrıldıktan sonra içinden çıkan pirincin KDVsi yüzde 8,kabuğun KDVsi ise yüzde 18dir.Pirinçte KDVnin yüzde 1e indirilmesi gerekmektedir.Çünkü yüzde 1 KDV ile çeltik alan ve bunu pirince çeviren iki tüccardan biri satışlarını faturalı diğeri faturasız yapsa,faturasız yapan diğerine oranla yüzde 7 avantajlı olacaktır.Bu durumda hem devlet hem de dürüst tacir zarar görecektir.Yukarıda da söylediğimiz gibi işin hakkaniyeti ve devletimizin zarar görmemesi için pirinçte de KDVnin yüzde 1e indirilmesi şarttır.
ÜRETİCİNİN SIRTINDA İTHALAT SOPASI VARDIR
Türkiyede çeltik üretimindeki sorunlar maalesef diğer tarım ve hayvancılık ürünlerinde olduğu gibi hükümetin yanlış ve yetersiz politikalarından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Yaptığımız çalışmalar göstermiştir ki pirinçte en önemli sorun girdi maliyetlerinin yüksekliğidir. Bu nedenlerden dolayı maliyetin çeltik üreticisi ülkelerin ortalamasının üzerinde olması daha düşük maliyetle pirinç üreten ülkelerle rekabet edemeyişimizdir.
Bu durum da her zaman üreticinin sırtında ithalat sopasının olması ve bununda tam üreticinin malını satacağı zamana denk getirilmesi üreticinin çok zorda kalmasına neden olmaktadır.
Kısacası bu politikalar sürdüğü müddetçe çeltik üreticisi üretim yapmaktan vazgeçmek zorunda kalacak ve Türkiye ithalatçı konumdan hiçbir zaman kurtulamayacaktır.
Sonuç olarak bir taraftan küresel iklimin neden olduğu sel, kuraklık vb. sorunlar diğer taraftan dünyadaki nüfus artışı gıda fiyatlarının ileride daha da artacağını göstermektedir.
Bu nedenle Türkiye ekolojisinde yetiştirilme potansiyeline sahip olduğumuz /olabileceğimiz tüm ürünlerde mutlaka ithalatçı konumdan çıkmamızı sağlayacak politikaları geliştirmeliyiz. Tarımsal üretim bir tercih değil yaşamsal zorunluluk olup daha açık bir ifade ile “üretemeyen ölür” gerçeğini akıldan çıkarmamalıyız.
AKP çeltik üretimini ithalatçı lobilere tasfiye ettirmektedir. AKP seçilmişleri “ başka şey üretin” diyebilmektedirler. Bu aslında Türk Çiftçisinin tarımsal tükenişe terk edilişinin başka bir ifadesi ve mevcut hükümetin mesele üzerindeki acziyetinin göstergesidir.