11007,37%0,81
42,50% 0,02
49,49% -0,20
5752,69% 0,01
9322,75% 0,27
Bu gün ağzı olan konuşuyor… Ben 2000 yılında yazdım!
Uzun zaman oldu yazı yazmayalı. Yaklaşık iki aydır annemin rahatsızlığı, benim rahatsızlığım ve bilgisayarımda arka arkaya meydana gelen arızalar, birazda bahar yorgunluğu eklemeden olmaz tabikii… Velhasılı yaklaşık iki aydır dilediğim gibi çalışamadım. İlimizle ilgili çok önemli saydığım birçok konu birikti masamın üzerinde. Bunlardan en önemlilerini yazayım istedim ama bana göre önemli olan bazı konuların birçok kişi için çoktan zaman aşamı nedeniyle unutulduğunu gözlemledim. Buna rağmen Rektör adayları ve Edirne’mizin yeniden 4. Milletvekili çıkartması işini gündeme almaya karar verdim. Verdim ama gördüm ki bu günlerde sadece Edirne’de değil ülkenin tamamında Çevik Bir ve 28 Şubat süreci konuşuluyor. Hem de ne konuşmak! Hani malum “ağzı olan konuşuyor!” tekerlemesi dile geldi sanırsınız.
Tabi bu gün aradan gecen15 yıl sonra 28 Şubat ve dönemin en popüler paşası Çevik Bir hakkında konuşmak kolay.! Bu gün mangalda kül bırakmayan birçok kişi o zamanlar nerdeyse ikinci Atatürk ilan ettiydiler Çevik Bir paşayı.
28 Şubat 1000 yıl sürecek dendiği zamanlarda 2000 yılında ( yani bu gün atıp tutanların hala sessizlik yeminlerini bozmadıkları bir zamanda!) İpsala Yeni Gazetede kaleme aldığım “Sen o değilsin dimi paşam.” diye başlayan yazımı “hayallerim yıkıldı” başlığıyla değiştirip yayınlamıştım. O gün yazdığım yazıdan dolayı beni kınayan ve dönemin Post Modern darbecilerinin Edirne temsilcilerine, yalakalık yaparken kendilerini kaybeden birçok kişi gördüm ki, bu gün darbecilerin can düşmanı olup, her yerde yağıp esiyorlar!
Demek ki yalakalık mesleği en geçerli meslek olarak hala gündemde duruyor! O günün yalakaları bu günün bilgesi olarak atıp tutuyorlar ya kahraman kahraman ona yanıyorum!
O günkü yazıma;
Çevik Bir şimdi nerede? Diye başlayıp… Paşam senin için 12 Mart döneminin işkenceci paşası diyorlar! Birde sen Uluslararası Silah Firmalarının Türkiye temsilciğini yapıyormuşsun, hemde 4 Paşayla birlikte… Dedikten sonra; Biz seni Cumhurbaşkanı yapacaktın, şimdi çık meydanlara de ki; Ben işkenceci değilim! Silah tücarlarını hiç birzaman temsil etmedim; etmeyceğimde…ben o……. Değilim... Diye devam etmiştim.
Etmiştim de…
Bir gün İpsala da şehir kulübünün önünde otururken siyah takım elbise giyen iki yakışıklı delikanlı gelip adımı sorduktan sonra; “abi haydi kalkta gidelim!”dediydiler…
Ben; “ gelmesem… Hem siz yetmezsiniz beni taşımaya.” Deyince..
Bana ; “Yalnız değiliz ki… Hem ne var bunda ne demek istiyorsun merak ettik; birde bize anlat bu yazdıklarını!” dediydiler…
Gittik ve kraldan çok kralcılara ne demek istediysek bir bir anlatmıştık…Hem de herkes 28 şubat ve Çevik Bir’e alkış tutarken…
Niye mi anlattım bütün bunları? Ağzı olan konuşuyor ya…15 yıl öncesini unutmayanlarda var bilsinler ve ona göre konuşsunlar istedim…