11208,66%0,17
42,58% 0,03
49,60% 0,04
5722,79% -0,24
9297,33% 0,00
Edirne Valisi Gökhan Sözer;Edirne, İstanbul ve Bursa’dan sonra özgül ağırlığı bakımından Türkiye’nin 3. büyük kentidir.
Nüfus, ekonomi, yüzölçümü gibi maddi ölçütler ile değerlendirildiğinde Edirne çok büyük bir kent değil, ancak özgül ağırlığı bakımından Edirne, İstanbul ve Bursa’dan sonra Türkiye’nin 3. büyük kentidir. Edirne, tarihi geçmişi ve coğrafyasıyla bir değerlendirilmelidir…
1912 Balkan Savaşı’na kadar Edirne vilayeti bugün Batı ve Doğu Trakya denilen toprakları kapsayan büyük bir vilayetti. Hatta Savaş’tan sonra bile oldukça büyük bir ildi. Bu coğrafya ve tarih bizlere büyük bir miras bırakıyor. Buna sahip çıkmak ve tanıtmak gerekir. Bu açıdan bu sene iki önemli başarı elde edildi. UNESCO Kırkpınar Yağlı Güreşleri’ni; Dünya’nın Somut Olmayan Kültür Mirası listesine, Selimiye Camii’ni de UNESCO Dünya Miras listesine aldı…
Edirne, bugün AB’nin hem kapısı hem de sınırı,..Ülkemiz ve Orta Doğu AB ile tüm fiziki bağını Edirne üzerinden kurulmakta.
Vali Sözer; Sanayi olmadan olmaz. Ancak…
Bir kentte ekonomik kalkınma tek ayaklı olmaz. Potansiyel, ihtiyaç neredeyse gelişim için o yönde çalışmak gerekir. Bu manada Edirne tarımsal potansiyeli çok yüksek bir il. Aynı zamanda turizm potansiyeli de çok yüksek Sınır ili olması nedeniyle sosyal ve ekonomik ilişkilere de açık bir yer… Ama hiç bir ülke turizm ve tarımla gelişmemiştir. Turizm ve tarımın katma değeri sınırlıdır. Oysa Sanayide katma değeri sınırsıza çıkartabilirsiniz. Bu nedenle mutlaka sanayi de olmalı. Ancak sanayi üretiminde koruma-kullanma dengesini sağlamak önemlidir. Böylece, çevreye en az zarar vererek ekonomik gelişme sağlanabilir.
Sözer; Bölgesel kalkınma ajansı ilimiz için önemli bir avantaj…
Sermaye ve yatırımcı kar ve kazancının peşindedir. Devlet, yatırımcıyı belirli bölgelere teşvik etmek için ekonomik ve mali politikalar uygular. Bu politikalarla, yatırımcıyı kaçıran nedenlerin engellenmesi amaçlanır. Bu yasal altyapıyı oluşturmak devletin görevidir. Bu manada bölgemizde kurulan bölgesel kalkınma ajansının görevi yatırımcıları yönlendirmektir ve danışmanlık yapmaktır.
Sözer; Yerel yönetimlerle ilgili en önemli konu kaynak.
Türkiye Cumhuriyeti merkezi, üniter bir devlet. Yerel yönetimlerle ilgili yeni yasal düzenlemeler de “yetki genişliği” esasına göredir. Yerel yönetimlerde kaynak için merkezi yönetime bağlılık devam ediyor… Ancak yeni yasalar eskiye göre yerel yönetimlere daha fazla yetki vermiştir…
……………………………………………………………………………………………..
Gazetemizin sahibi Merve Yasa ile birlikte Ramazan bayramı öncesi makamında ziyaret ettiğimiz İlimiz valisi Sayın; Gökhan Sözer ile yaptığımız sohbette, ilimizin genel sorunları ile ilgili önemli tespitler yaptık.
Edirne Valiliği görevine atandığı günden itibaren, özellikle; Milli Eğitim alanında önemli projelere imza atan vali Sözer; kısa sayılacak Edirne valiliği görevi süresince, iki kez, bizzat Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından; “İlimize ayrılan yatırım bütçesini zamanından önce bitirip, yeni prorojelere ek ödenek istediği için” valiler toplantılarında adı okunarak tebrik edilmiş bir vali…
Sözer; Mütevazı kişiliği yanı sıra mesleki tecrübeleri ve donanımıyla, ilimizin problemlerine direk ve endirekt kurduğu üst düzey ilişkilerle, kısa sürede kesin çözünler üretiyor. Öte yandan kısa sürede ilimizde; Cumhurbaşkanımız, başbakanımız, birçok bakan, milletvekili ve üst düzey konuğu misafir ederek, ilimizin sorunlarını yerinde gösterip, çözüm arayışlarıyla ilimize önemli katkılar sağlayıp, devlet bütçesinden kaynak aktarılması için çok önemli girişimlerde bulunuyor.
Sorularımıza; “Edirne, İstanbul ve Bursa’dan sonra özgül ağırlığı bakımından Türkiye’nin 3.
Büyük kentidir.”diyerek cevap vermeye başlayan vali Sözer’le yaptığımız söyleşide herkesin kendinden bir şeyler bulacağını umuyoruz…
Merve Yasa: Sayın vali; Bulgar vizesi almak geçen yıla göre bu yıl çok daha zorlaştı. İmkânı olan Türk vatandaşları Yunanistan vizesi alarak Bulgaristan’ a gidip işlerini takip ediyorlar. Bu konuda valiliğin bir çalışması var mı?
Vali Gökhan Sözer: Bulgaristan hükümeti, biz şengen sistemine girmek üzere AB’ ye başvurumuzu yaptık ve bundan dolayı vize konusunda hassasiyetimizi en üst düzeyde tutuyoruz diyor. Bu konu cumhurbaşkanımızın bir ay önceki Bulgaristan ziyareti sırasında ele alındı. Bizzat cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah GÜL tarafından Bulgaristan yetkililerinin vize konusundaki katı tutumları eleştirilip gereğinin yapılması konusundaki talebi Bulgar devletine iletildi. Aynı konuda son 7-8 aydır Yunanistan hükümeti de çok hassas davranıyor. Biz valilik olarak olayı en üst düzeyde gündemde tutup, çözmek için her türlü gayreti gösteriyoruz.
Hamza Yasa: Efendi; Canlı hayvan ithalatı imkânından faydalananlar binlerce küçükbaş hayvan ithal edip, kirişhanedeki eski canlı hayvan borsası tesislerinde çok kötü şartlarda bekletme yapıyorlar. Hatta ölüm nedeni belli olmayan hayvanların leşlerini söz konusu yerdeki sazlık, kamışlık otların arasına atıyorlar ve bu hayvanları köy meralarında barındırarak sıkıntı yaratıyorlar. Bu konu hakkında ilgililer neden görevlerini yapmıyorlar?
Vali Gökhan Sözer: Hayvan leşleriyle ilgili bana henüz bir bilgi ulaşmadı. Ancak hiç kimse çevreye tehlike yaratacak bir suiistimalde bulunamaz.
Köylü merasına sahip çıkacak…
Şuan için Türkiye de damızlık hayvan ithalatı yapılmıyor. Kasaplık hayvan ithal ediliyor. Damızlık hayvanların kaçak olarak getirildiğini biliyoruz. Gerekli hassasiyet yok diye ithal hayvanların karantina döneminde yaşanan sıkıntıları ortadan kaldırmak üzere bakanlık nezlinde girişimlerde bulunduk. Konuyla ilgili araştırma yapmak üzere iki müfettiş geldi. Çalışmalar devam ediyor. Köy meralarına gelince, ithal hayvanların köy meralarında bakılması söz konusu değildir. Köy meraları köyü ortak malıdır ve köylünün rızası olmadan hiçbir şekilde, köy dışından biri tarafından kullanılamaz. Bu konuda köylü merasına sahip çıkacak! İhtiyaç fazlası dahi olsa köy merasının kullanımı tamamen köy heyetinin yetkisi dâhilinde olan bir konudur.
Merve Yasa: Her yıl olduğu gibi kapıkule gümrük kapısında gurbetçi çilesi devam ediyor. Ayrıca özellikle Bulgaristan olmak üzere, balkan ülkelerinden geçen gurbetçilerimizin sıkıntıları olduğu söyleniyor. Bu konuda yapılan çalışmaları bizimle paylaşır mısınız?
Vali Gökhan Sözer: 2010-2011 yılı içerisinde Bulgaristan sınırları içinde gurbetçilerimizden can ve mal kaybı ile ilgili bize hiçbir şikâyet ulaşmamıştır. Daha önceki yıllarda cana ve mala kasteden saldırılara varan şikâyetler vardı. Devletimizin AB ve Bulgaristan makamlarıyla yaptığı birçok görüşme ile bu tür şikâyetler ortadan kaldırılmıştır. Zaman zaman gümrük kapılarında yaşanan bilgi işlem sisteminin devre dışı kalmasından dolayı beklemeleri saymazsak, en yoğun günde, gümrük işlemlerinden dolayı bir gurbetçinin en uzun bekleme süresi 45 dk ile 1 saat arasındadır. Bulgaristan tarafında yaşanan sıkıntılar için iyi niyet çerçevesinde valilik olarak dostluklarımızı da kullanarak problemi çözmeye çalışıyoruz. Tabi bu girişimler hemen gurbetçilerimizin beklentilerine cevap vermiyor. Bu konu da en üst düzeyde yani cumhurbaşkanımızın ziyareti sırasında ele alındı.
Merve Yasa: Sayın valim; Başbakan, Başbakan yardımcısı, Bakanlar ve diğer önemli ziyaretçiler Edirne gündemi için özel bir mana ifade ediyor mu? Edirne bu ziyaretlerden neler kazanıyor? Edirne coğrafi konumu nedeniyle AB ile 300 km sınırı olan bir il olarak birçok problemi diğer illerden farklı yaşayan bir il konumundadır. Hal böyle olunca ilimize gelen üst düzey konukların ilimizle ilgili problemleri yerinde görüp, incelemesi bizim için elbette önemli bir avantaj. Başbakanımız “hıdırlak tabyalarının” ihtiyacı için DPT nı devreye soktu. Konuyla bizzat ilgileniyor. Öte yandan Tarım Bakanımız ilimizle ilgili birçok konuda bizzat çalışacağını ifade ederken, gümrüklerde yaşadığımız sıkıntıları yerinde gören Başbakan Yardımcımız konuyu gündemine aldı. Keza Kültür Bakanımız öyle; bütün bunları alt alta koyarsak devlet büyüklerimizin ilimize yaptığı ziyaretlerin ilimizin genel problemlerini yerinde tespit edip çözümü için bizzat ilgilenerek yardımcı olmaya çalışıyorlar. Bu önemli kişilerin ziyaretlerine bu acıdan bakarsak konu daha iyi anlaşılır diye düşünüyorum.
Hamza Yasa: Sayın valim; vatandaşlar Meriç ve Tunca Nehirlerinin etrafında yürüyüş yolları ve mesire alanları yapılacak mı diye soruyor. Ayrıca Tunca Köprüsü etrafındaki pislikler Edirne ye hiç yakışmıyor diyorlar. Bu konularda herhangi bir çalışmanız var mı?
Vali Gökhan Sözer: Sınır aşan üç nehrimizle ilgili ne yapmak istesek karşımıza uluslar arası kurumlar ve yöneticiler çıkıyor. Kontrolü bizde olmayan bu doğal zenginliklerimiz için yaptığımız çalışmaların tamamı maalesef uluslar arası hukuk kurallarına göre yapılıyor. Bu durumda birçok zaman elimiz kolumuz bağlanıyor. Meriç nehri kıyısında yürüyüş alanlarının yapılabilmesi için teknik olarak ne yapılabilir araştırıyoruz. Maalesef Meriç nehri kontrolü bizim elimizde olmayan bir uluslar arası nehir. Su rejimi bizim kontrolümüz altında olmayınca nehir kıyısında yapacağımız her türlü çalışma bir anda yok olabiliyor. Dolayısıyla nehir kıyısında oluşturmayı düşündüğümüz yaya yolları ve rekreasyon alanlarının yapım işi tamamen bizim elimizde değil. Biz her şeye rağmen neler yapabiliriz diyerek altyapı çalışmaları için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tunca köprüsünün her iki yanında oluşan sazlıklar ve birikintilerin en kısa sürede temizlenmesi için gerekli çalışmaları DSİ den isteriz.
Merve Yasa: Sayın valim; TOKİ inşaatı başlamış durumda ama daha hastane için bir çalışma yok…
Vali Gökhan Sözer: Hastane inşaatı ile ilgili bir sıkıntı yok. Başlayacak ve süresi içinde bitecektir.
Hamza Yasa: Vatandaşlar “İftar çadırlarını ihtiyacı olmayanlarda kullanıyor.” Diyorlar
Vali Gökhan Sözer: İftar çadırlarını kurma amacımız yoksullara yemek dağıtmak değil. Valilik olarak ilimizin her noktasındaki yoksullara elimizdeki listelere bakarak ayni ve nakdi yardımlarımızı rutin olarak yapıyoruz. Ramazan ayı için ilimizdeki tüm yoksul ailelere 80 TL ramazan yardımı yaptık. Bunun yanı sıra 3 öğün sıcak yemek yardımlarını da ailelerin evine kadar ulaştırıyoruz. Gazi ve şehit ailelerine yardım paketi verdik. İhtiyaçları var diye değil. İftar çadırlarında amacı da budur. İhtiyacı olan, olmayan, toplumun her kesiminden insanın bir sofrada toplayıp birlik ve beraberlik içinde dayanışmayı sağlamak.
Hamza Yasa: Sayın valim bu güzel sohbet ve samimi cevaplarınız için çok teşekkür ederiz, bu güzel sohbete ilave etmek istediğiniz bir şeyler var mı?
Vali Gökhan Sözer: Nüfus, ekonomi, yüzölçümü gibi maddi ölçütler ile değerlendirildiğinde Edirne çok büyük bir kent değil, ancak özgül ağırlığı bakımından Edirne, İstanbul ve Bursa’dan sonra Türkiye’nin 3. Büyük kentidir. Edirne, tarihi geçmişi ve coğrafyasıyla bir değerlendirilmelidir…
Edirne bu farklılıklarıyla kendi katma değerini yaratacak bir şehirdir. Edirne halkı bu değerlerin farkında olarak, Edirne’yi huzur ve güven içersinde yaşarak, layık olduğu yere taşıyacak olgunlukta ve bilinçtedir.
Bu duygu ve düşünceler içersinde herkesin Ramazan Bayramını kutlar sağlık ve mutluluklar dilerim.