11288,054788%-0,71
41,10% 0,23
47,98% -0,04
4562,43% 1,19
7244,37% 0,74
İşçilerden Kıdem Tazminatı Protestosu
Kıdem Tazminatı kaldırmaya yönelik yapılan çalışmaları protesto eden bir grup Disk ve Genel İş Sendika üyesi işçi, Edirne Bölge Çalışma Müdürlüğü binası önünde Basın açıklaması yaptı.Basın açıklamasını sendika yönetim kurulu üyesi Hüseyin Hayırlı yaparak, hükümetin, 1936 yılından beri uygulanan kıdem tazminatı hakkını gasp etmeyi hedeflediğini, Hükümetin Programında, konuya yer verdiğini, bu yolla işçilerin iş güvencelerine son verilerek, köklü bir darp yapılmak istendiğini belirtti.
Hayırlı, kıdem tazminatı işçinin harcadığı emek gücünün ve işteki yıpranmasının karşılığında her bir yıl için aldığı 30 günlük ücreti tutarındaki yıpranma tazminatı olduğunu dile getiren Hayırlı şunları kaydetti;
“Memurlar emekli olduklarında kamu hizmetindeki çalışmaları karşılığında emekli ikramiyesine ha kazanırlar. Kıdem tazminatı da işçinin emeklilik ikramiyesi gibidir. Yıllarca çalışan v emekliliğe hak kazanan işçi emeklilik yaşamına başlarken işyerinden alacağı kıdem tazminatır düşünerek emeklilik planları yapar. Kıdem tazminatı, işyerinde kıdemi artan işçi için bir bakıma iş güvencesidir. Kıdemi artan işçi, he kıdem yılı için 30 günlük veya sözleşmesindeki süre karşılığı ücreti kadar kıdem tazminatına ha kazanır. İşçiye ödenecek kıdem tazminatı işverenin keyfi işten çıkarmasına engel olur; emek gücün kolay atılan ve kolay bulunan bir mal gibi davranılmasını durdurur.
Hükümet ve sermaye çevreleri kıdem tazminatı hakkı ile ilgili olarak işçi sınıfına ve kamuoyuna iş sınıfının gerçeklerini ve çıkarlarını yansıtmayan ama sermaye sınıfının çıkarlarına uygun söylemlerde bulunuyorlar.
Hükümet ve sermaye çevreleri, kıdem tazminatı işverenler için çok büyük bir yüktür, bu yükün azaltılması gerekir diyor, bizler de kıdem tazminatı bir yük değildir, işçinin elde kalan sayılı iş güvencelerinden birisidir; iş güvence mekanizması tümüyle ortadan kaldırılmak istenmektedir. Emek gücünün değerinin farkında olan işverenler açısından kıdem tazminatı ek bir yük değildir. B tür işverenler, işçiye yılda 12 ay yerine 13 ay ücret vereceklerini hesap ederek davranırlar. Ücretleri düşük olduğu, çalışanların yüzde 75'inin asgari ücretle çalıştığı bir ülkede kıdem tazminatı işverenle açısından altından kalkılamayacak büyüklükte bir maliyet yaratmaz.
Ülkemizde her ekonomik kriz döneminden sonra önlem diye işçi sınıfının çalışma koşulları esnekleştirildi; işçilerin işyerlerindeki kaderi işverenin iki dudağının arasında ve işçilerin sendikal örgütlenmeleri neredeyse bitirildi. Sizin istediğiniz işçi sınıfını tamamen köleleştirmek ve örgütsüzleştirerek sermayenin malı haline getirmek. Son 10 yılda İş Kanununda yapılan değişiklikler işçileri köleleştirdi. Kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırarak işçi sınıfının son sosyal haklarından birisini daha yok etmek istiyorsunuz.
Kıdem tazminatını işçilerin önemli bir bölümünün alamadığını biz de biliyoruz. Bunu sağlamanın yolu kıdem tazminatı fonu kurmaktan değil işçilerin iş güvencelerini daha da sağlamlaştırmaktan geçer; işverenlerin kıdem tazminatı vermemek için izledikleri işten çıkarma yöntemlerini geçersiz kılacak yasal önlemler almaktan geçer. İşçinin kıdem tazminatına karşı bu kadar duyarlıysanız kıdem tazminatı vermemek için işçi çıkaran işverenleri engelleyin.
Gelin basit bir hesap yapalım: şimdi 1000 TL brüt ücret alan bir işçi 1 yıl çalıştığı işyerinden çıkarıldığında 1000 TL kıdem tazminatı alacaktır. Sizin önerdiğiniz fon kurulduğunda işçi için her ay işveren tarafından fona yüzde 3 prim yatırılacaktır. Yani işçi adına kıdem tazminatı fonunda 1 yılda 360 TL para birikecek; işçi, 1000 TL yerine 360 TL alabilecektir. Bunu da işçi, sizin önerinize göre hemen değil ancak 10 tam yıl kesintisiz prim yatırıldıktan sonra topluca almaya hak kazanabilecektir. 10 tam yıl prim ödemesi yapılmadan önce fondan para almak mümkün olmayacaktır.
Ülkemiz koşulları değerlendirildiğinde; işsizliğin 6 milyonu bulduğu, istihdamın % 46'sının kayıtdışı çalıştığı bir ülkede, 10 yıllık bir çalışma süresini doldurmanın oldukça güç olduğu açık bir gerçekliktir. Bu uygulama daha önce tıpkı işçi sınıfının emeklilik hakkını gasp edilmesi için emeklilik yaşını kademeli olarak erkeklerde 60 ve kadınlarda 58 yaşına çıkarılıp, prim ödeme gün sayısının artırılmasına benzemektedir.
Bugün burada yaptığımız basın açıklamasında dile getirdiğimiz görüşlerimiz Sendikamızın örgütlü olduğu bütün il ve ilçelerde şube örgütlerimiz tarafından düzenlenen basın toplantıları ile ülke çapında kamuoyuna ve işçi arkadaşlarımıza duyurulmaktadır.
Bu basın açıklaması ile ilk aşaması TBMM'nîn açılacağı 1 Ekim 2011 gününe kadar bir kampanyayı başlatmış oluyoruz. Kampanyadaki amacımız: kıdem tazminatları konusunda yapılan planların gerçek yüzünü göstermek ve işçi sınıfını bilgilendirmektir. Kampanya süresince eylemlerimiz, basın açıklamaları ve oturma eylemleri olarak sürdürülecektir.
Bu nedenle, DİSK/Genel-İş Sendikası olarak, tüm sendikaları, Konfederasyonları, siyasi partileri ve emekten yana bütün kişi ve kuruluşları kıdem tazminatının gaspına karşı çıkmaya çağırıyoruz.” Dedi.