14108,66%0,43
42,69% 0,23
50,10% -0,06
5942,69% 1,48
9515,00% 2,43
Milli Eğitimde Engel Tanımayan Yolsuzluğa Dur Denmeli
Geçtiğiz hafta gazetemizde yayınlanan “Edirne Milli Eğitimde Engel Tanımayan Yolsuzluk” haberimiz okuyan bütün vatandaşlarımızı şaşkına çevirdi. Haberimiz hem Edirne de hem de ulusal basında odak noktası haline geldi.
Düşüne biliyor musunuz; ülkemizde On Binlerce zihinsel engelli çocuk var ve bu çocukların aileleri bu çocuklara eğitim verecek ekonomik güce sahip değiller.
Devletimiz birazda AB kriterlerine uymak zorunluluğunun getirdiği baskıyla da olsa, zihinsel engelli çocuklarımıza ödenek ayırmış ve bu konuda yetersiz kalma ihtimaline karşı da, özel okulları teşvik etmiş. Demiş ki; “ben özürlü çocuklarım için verdiğim bu hizmetle zihinsel engellilerin eğitilip vatana, millete, insanlığa ve kendi özlerine faydalı birer birey olmalarını amaçlıyorum.” Bu gerçekten insanlık adına takdire şayan bir çalışma… Emeği geçenleri candan kutluyorum. Hepsinden Allah razı olsun.
Ancak gelin görün ki burada da bir takım MÜRŞİD ler yine devreye girmiş ve devletimizin bu çok önemli eğitim için ayırdığı ödeneklere meşhur “Edirne Ciğeri” edasıyla bakmaya başlayıp(!), hemen o kıvrak zekâlarını çalıştırarak; “ben bu ödeneği n ne kadarın mide ye nasıl indiririm?” sorusuna cevap aramaya başlamışlar! (Buradaki indirme fiilini kul; “MİDE” ye kullanıyorsa Mürişid den;” KALBE” ise Özde’n biliniz!)
Devlet her zihinsel engelli çocuk için ayda yaklaşık 500TL.( beş yüz TL) olmak kaydıyla eğitim için bütçe ayırıyor. Bunu fırsat bilen Mürşid hemen bir okul açılmasını sağlayıp başlıyor öğrencileri toplamaya.
IQ testlerine müdahale edecek satılık görevlilerden tutunda, bu görevlilere göz yumacak yetkililere kadar herkesi ( burada layıkıyla görev yapan herkesi tenzih ediyorum! Allah onlardan razı olsun…) başlıyor sistemin İçine çekmeye. Sonuç ta istenilen okullara yönlendirilen öğrenciler için gelsin Devletten paralar! Çocuklar okula gelmese de olur artık…
Bu acınacak ve utanılacak duruma yetkililer mutlaka dur demeli. Bu olaylar nasıl buralara kadar gelmiş ve nasıl çözüm bulunmalı araştırılıp gereği yapılmalı… Yapılıyorda!
Devletimizin böyle güzel girişimlerde bulunması çok güzel ancak, bu tür girişimleri devlet; işlerini oldubittiye getirmek yerine, sistemi her aşamada kontrol altında tutacak “Kontrol Mekanizmaları” kurmalı.
Kontrol Mekanizmaları; hayatımızın her anında işlemeli. Küçük esnaftan, büyük şirketlere, cemiyet ve derneklerden devlet yönetimine kadar her alanda hayatımıza girmeli. Çünkü Kontrol Mekanizmalarının çalışmadığı yerlerde gün gelir dürüst insanlar bile bir anda hırsız konumuna gelebilirler.
Ben gazetemizin yaptığı bu haberdeki usulsüzlükleri yapanları şiddetle kınıyor ve asıl sorumluların bu sistemi kontrol altına alacak Kontrol Mekanizmalarını bu güne kadar devreye sokmayan, sokamayan(!) Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıklarındaki yetkililer olduğunu düşünüyorum… Ve sözümü bir atasözüyle bitirmek istiyorum. “ At sahibinin altında oynar!”