11284,30%0,41
42,60% 0,03
49,62% 0,15
5748,84% -0,32
9285,20% 0,05
Mustafa Kabakçılı; Anketler gerçekleri yansıtmıyor…
Eşitlik ve adaletten uzak, yönlendirmeli ve dayatmacı bir seçim yapıldığına dikkat çeken Saadet Partisi Milletvekili adayı Mustafa Kabakçılı, 12Haziran seçimleri ile ilgili olarak;“Eşitlikten, adaletten uzak yönlendirmeli ya da dayatmacı bir seçime daha girmekteyiz. Kâğıt üzerinde 15 siyasi parti seçime girmekte ancak görünürde sanki 3 siyasi parti seçime giriyormuş gibi gösteriliyor. Anketlere bakıldığında ise 3 siyasi partinin oy oranı ve sıralaması veriliyor. Ondan sonra da “diğerleri” denilerek 12 parti küçük bir nokta halinde gösteriliyor. Bu arızalı, dengesiz seçim sistemiyle milyonlarca seçmen gönül rahatlığıyla istediği siyasi partiye oy verememektedir. Derin bir yapı tarafından seçmen kutuplaştırılmakta birçok anlamsız sebeplerle sömürgeci güçlerin destekledikleri partilere oy verdirilmektedir.
Sömürgeci güçler üreten bir Türkiye istememektedirler. Onlar sürekli tüketen ve ithalatı ihracatından çok fazla olan bir Türkiye istemektedirler. Üretimi olmayan ithalatı ihracatından fazla olan bir ülkede işsizlikte, yoksullukta, hırsızlıkta, yolsuzlukta olur. Bütün bu sorunların giderilmesinin bir tek yolu vardır o da üretim.
Seçim meydanlarındaki konuşmalara bakın! Kimisi yeşil kart, kimisi hilal kart, kimisi her işsize 600 lira işsizlik parası, kimisi de –hayali- çılgın projeler diyor. Yani hep devletin kasasından vermeye yönelik vaatler. Üretime yönelik bir şey söyleyen yok. Eğer Türkiye üretirse içerideki işsizlik azalır, dolayısıyla huzur olur. Türkiye üretirse sömürgeci Batının ürettiklerini almaktan vazgeçer. Türkiye üretirse kendine ihracat pazarı arar, o zaman da sömürgeci güçleri kızdırmış olur. Sürekli sömürgeci Batılıların kaş göz işaretlerine bakan siyasiler üretim yapamazlar. Onlar ancak meydanlarda birbirlerine küfür ederler.
Türkiye gibi yeraltı ve yerüstü zenginlik kaynaklarına, nüfus olarak da genç bir nüfus potansiyeline sahip bir ülkede hala ithalatın ihracattan fazla olmasını ne ile izah edebiliriz? Bunun bir tek izahı vardır; kötü yönetim, teslimiyetçi politikalar, sömürge güçlerinin verdiği rolü iyi oynamak. AKP 2002 de iş başına geldiğinde iç ve dış borcumuz 200 milyar dolardı, bugün 550 milyar dolar oldu. Dokuz yılda sağlık için 3 milyar dolar, yol yapımı için de 7.5 milyar dolar harcanırken sadece 2011 yılı kamu bütçesinde borç faizi için 30 milyar dolar ayrıldı. Maalesef ama maalesef Türkiye faize çalışmakta, Türkiye’ nin asgari ücretlilerinden alınan vergiler faiz giderlerine yama yapılmaktadır. Bu kara tabloya rağmen iktidar partisi gerçekleri gizleyerek hayali ve çılgın projelerle milletimizi oyalamaktadır. Türkiye’nin bütün bu sorunlarını dert edinen ve çare üreten yegâne parti Saadet Partisidir, tek çare de Saadet Partisi’dir. Halkımız da artık bu gerçeği görmeye başlamıştır.”